Uçlarda Yaşamak
14 yaşımdan beri hayatımı 2-3 yılda bir büyük kararlar alıp hızlıca değiştirdim. Sonuçta ortaya bir sürü değişik kişilik, hayat, arkadaşlar çıktı. Mutlu ve güleryüzlü olmaya hep dikkat ettim, olamayanları da hayatımdan çıkardım. Onlardan da bu vesile ile özür dilemiş olayım.
Her zaman takıntılı bir insan oldum, kolay kolay tatmin olmadım. Sürekli değişmek çok yönlü bir yaşam algısını da beraberinde getirdi. Kitap okumaya takılınca günde 18 saat okudum, bilgisayarın başından aylarca kalkmadığım gibi aylarca başına oturmadığım da oldu. Değişik zamanlarda sabahlara kadar içki içen, rock festivalinde çadırda sabahlayıp, muhafazakar toplantılara katılan, 1 mayısta slogan atan, liberal hayat tarzı benimseyip starbucks’ta uzun zaman geçiren garip bir kişiliği bünyemde barındırdım. Anlayacağınız her şeyin bokunu çıkartıp hızlıca başka heyecanlar aradım. Deneye yanıla büyümeyi seçtim. Bundan da çok memnunum. Son olarak beni çok etkileyen şiirlerden biri ile bitireyim yazıyı.
Esen kalın!
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.
ATAOL BEHRAMOĞLU
2 Comments
merak uyandırıcı bi yazı olmuş yekmer bey, kararlarının detaylarınıda beklioruz
ayrıntı yok